Limited şirketlerde ortakların ve kanuni temsilcilerin sorumluluğu ile anonim şirketlerde kanuni temsilcilerin sorumluluğunun da düzenlendiği Tahsilat Genel Tebliği Değişikliği Resmi Gazetede yayımlandı.
Sirküler No : 2013-48
Tarih : 17.09.2013
 

1-Tebliğde düzenleme yapılan başlıca konular:

Ø       1 Kasım 2013 tarihinden itibaren, maden ve silah ruhsatlarının verilmesinden ya da süre uzatımından önce hak sahiplerinden ve ilgililerinden vergi dairesinden vadesi geçmiş borçlarının bulunmadığına ilişkin, vadesi geçmiş borç durumunu gösterir belge aranılması

Ø       Amme Alacağı Ödenmeden Yapılmayacak İşlemler ile İşlem Yapanların Sorumlulukları

Ø       Limited şirketlerde ortakların ve kanuni temsilcilerin sorumluluğu

Ø       Limited şirketlerin 6 Haziran 2008 tarihinden önceki borçlarda yeni ortakların sorumlulukları

Ø       Anonim şirketlerde kanuni temsilcilerin sorumluluğu

Ø       İlam harçlarının bakiye tutarının ödenmesi

Ø       Kanunen tescili zorunlu olan hususları ticaret siciline tescil ettirmeyen ilgililer adına hükmolunan para cezaları

Ø       Amme alacaklarında ödeme yeri

Ø       Erişme kontrollü karayollarından kaçak geçiş yapanlardan aranılan geçiş ücreti ve idari para cezalarının ödenmesi konusunda PTT’ye verilen yetki

Ø       Karşılıksız çek çıkması halinde, 5941 sayılı kanun hükümlerine göre işlem yapılması

Ø       Doğal afetlerde amme alacaklarının faiz alınmaksızın veya düşük faiz oranıyla tecil edilmesi

Ø       Ödeme emrine karşı açılan davalarda yürütmenin durması

Ø       Mal varlığı araştırmasının elektronik ortamda yapılabilmesi

Ø       Haciz varakalarının elektronik imza ile imzalanması

Ø       Bireysel emeklilik hesaplarının haczedilmesi

Ø       Motorlu taşıtların elektronik ortamda haczi

Ø       Özel hukuk tüzel kişilere ait olan iş makinelerinin haczinde sicile haciz tatbikiyle yetinilmemesi

Ø       Üçüncü şahıslardaki menkul malların, alacak ve hakların haczi

Ø       Banka genel müdürlükleri ile merkezi kayıt kuruluşu A.Ş.ye, elektronik ortamda tebliğ edilen haciz bildirileri

Ø       Para cezaları terimi tanımı

Ø       Tahsil zamanaşımı iflas ertelemesi süresince işlememesi

Ø       Amme alacağını tahsil yetkisi verilen kuruluşlara, yapacakları tahsile yönelik bilgilerin verilmesinin yasakları mahremiyeti ihlal sayılmayacağı

2. Limited Şirketlerin Amme Borçlarında Sorumluluk:

a) Ortakların Sorumluluğu:

Bilindiği üzere 6183 sayılı Kanun uyarınca Limited Şirket ortakları hakkında yapılacak takip 35 inci madde hükümlerine göre sermaye hisseleri oranında yapılmaktadır.

Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 595. maddesinde Limitet Şirketlerde ortaklık payının devrinin nasıl olacağı açıklanmış bulunmaktadır. Madde hükmüne göre;

  • Ortaklık payının/esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemlerin yazılı şekilde yapılması,
  • Tarafların imzalarının noterce onaylanması,
  • Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğu ve devrin bu onayla geçerli olacağı, başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde devre onay vermiş sayılacağı,

hükme bağlanmıştır.

TTK’ da ki bu düzenlemeler ışığında 5 Seri No.lu Tahsilât Genel Tebliğinde; tescil ve ilan yoluna gidilmeyen ortaklık payı devirlerinde, ortaklık payının devredildiği tarih olarak noter tasdikli devir sözleşmesi tarihinin esas alınacağı, diğer taraftan, ortaklık payının noter tasdikli devir sözleşmesi ile devredilmesine rağmen devrin genel kurul tarafından reddedilmesi halinde, ortaklık payının devredilmemiş sayılacağı ve ortağın ortaklık sıfatının devam ettiğinin kabul edileceği açıklanmıştır.

Bu itibarla bir ortaklık payı devri söz konusu olduğunda 35. madde uyarınca yasal takibe maruz kalacak ortağın tespitinde, şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilen ana sözleşmesine, bu ana sözleşmede yapılan değişikliklere, pay devrinin tescil ve ilan edilmemiş olduğu hallerde ise 6102 sayılı Kanunu’nun 594 üncü maddesine göre tutulan pay defterinde ya da devrin genel kurul tarafından onaylanmış veya onaylanmış sayılması halinde, noter tasdikli devir sözleşmesinde yer alan tarihlere bakılacaktır.

Dolayısıyla bir Limitet Şirketteki ortaklık payını, devir suretiyle sonlandırmak isteyen ortağın, daha sonradan doğan amme borçlarından sorumlu olmadığını iddia edebilmesi için pay devrini TTK’nın 595. maddesinde belirtilen ve yukarıda açıkladığımız şekil şartlarına uygun yapması gerekmektedir.

b) Limited Şirketlerde Yönetici ve Temsilcilerin Sorumluluğu:

Ortaklar açısından sermaye hissesi nispetinde olan sorumluluk, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35. maddesi uyarınca yönetici ve temsilciler açısından şirket borcunun tamamını kapsayacak şekilde, müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre belirlenmiştir.

6102 sayılı TTK’nın limitet şirketlerde yönetim ve temsili açıklayan 623. maddesinde;

  • Şirket yönetimi ve temsilinin şirket sözleşmesi ile düzenleneceği,
  • Şirket sözleşmesi ile yönetimi ve temsilin, müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortağa veya tüm ortaklara ya da üçüncü kişilere verilebileceği, üçüncü kişilere yönetim hakkının devrinde de en azından bir ortağın, şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerektiği,
  • Şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, tüzel kişiliğin bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirleyeceği,
  • Müdürlerin, kanunla veya şirket sözleşmesi ile genel kurula bırakılmamış bulunan yönetime ilişkin tüm konularda karar almaya ve bu kararları yürütmeye yetkili olduğu,

düzenlemeleri yer almaktadır.

6102 sayılı Kanuna göre, limitet şirketin kanuni temsilcisi, şirket sözleşmesi ile tayin edilmiş müdür sıfatını taşıyan bir veya birden fazla ortak veya tüm ortaklar ya da üçüncü kişiler olabilecektir. Ancak üçüncü kişilere şirketin yönetim ve temsilinin verilebilmesi için ortaklardan en az birinin şirketi yönetim hakkının ve temsil yetkisinin bulunması gerekmektedir.

Buna göre, limitet şirketlerin müdür, dolayısıyla yönetici-temsilci sıfatı taşımayan ortakları hakkında 6183 sayılı Kanun uyarınca yapılacak takip; 35 inci madde hükümlerine göre sermaye hisseleri oranında, 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre tespit edilen kanuni temsilcileri hakkındaki takip ise 6183 sayılı Kanunun mükerrer 35 inci maddesine göre amme alacağının tamamından, müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre olacaktır.

Bu anlamda yeni tahsilat tebliği bir yenilik getirmezken sadece ortak olmayan kişiler arasından seçilecek müdürler için yeni kuralın göz önünde bulundurulması gerekecektir.

3. Limited şirketlerin 6 Haziran 2008 tarihinden önceki borçlarda yeni ortakların sorumlulukları

 

6183 sayılı Kanunun 5766 sayılı Kanunla değişik 35 inci maddesine göre, “Ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahıslar devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulur.”

 

Ancak Anayasa Mahkemesinin 14/5/2011 tarihli ve 27934 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan iptal kararı dikkate alınarak, 5766 sayılı Kanunun yayımlandığı 6/6/2008 tarihinden önceki zamanlara ilişkin borçlarından sorumlu tutulacak ortakların tespitinde alacağın doğduğu dönem esas alınacaktır. Diğer bir ifadeyle 6/6/2008 tarihinden sonra ortak olanlar 6/6/2008 tarihinden önceki borçlardan sorumlu olmayacaktır.

4. Anonim Şirketlerin Amme Borçlarında Sorumluluk:

a) Ortakların Sorumluluğu:

Anonim şirketlerin yönetim kurulu üyesi olmayan ortakları, 6102 sayılı TTK’nin 329 uncu maddesi gereği, sadece taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı olarak sorumlu olmakta, bunun ötesinde bir sorumlulukları söz konusu olmamaktadır.

b) Anonim Şirketlerde Yönetici ve Temsilcilerin Sorumluluğu:

Anonim şirketlerde ortaklar açısından taahhüt edilen sermaye payı ile sınırlandırılmış olan sorumluluk, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesi uyarınca yönetici ve temsilciler açısından şirket borcunun tamamını kapsayacak şekilde müşterek müteselsil sorumluluk esasına göre belirlenmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 365 inci maddesinde, istisnai hükümler saklı olmak kaydıyla, anonim şirketin yönetim kurulu tarafından yönetilip temsil olunacağı belirtilmiştir.

Aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda yönetimin devri konusu ve şirketin temsil yetkisi ayrı olarak düzenlenmiştir.

Temsil Yetkisi başlığını taşıyan 370 inci maddede;

Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğu,

Yönetim kurulunun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredilebileceği, bu durumda da en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması gerektiği,

belirtilmiştir.

Buna ilaveten 6102 sayılı Kanun’un 359 uncu maddesi gereğince anonim şirketin yönetim kurulunun esas sözleşme ile atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş bir veya daha fazla kişiden oluşması gerektiği hükme bağlandığından, anonim şirketin yönetim kurulunun tek kişiden oluşması halinde, şirketin temsilinde her hal ve takdirde bu kişinin bulunması gerektiği belirtilmiştir.

Buna göre, 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesi uygulamasında kanuni temsilci, şirket esas sözleşmesi ile atanmış veya genel kurul tarafından seçilmiş yönetim kurulu üyeleri veya yönetim kurulu üyelerinden en az birinin bulunması koşuluyla yönetim kurulu tarafından müdür olarak atanmış üçüncü kişiler olabilecektir.

Kanun’un 370 ve müteakip maddelerine göre, temsil yetkisi murahhas azalara veya müdür olarak üçüncü kişilere bırakılmamış ise, tüm yönetim kurulu üyelerinin kanuni temsilci sıfatını taşıdığı kabul edilecektir.

Buna karşın şirket temsil yetkisi murahhas üye veya üyeler ile müdür olarak üçüncü kişilere bırakılmış ise amme alacağının bunlardan takip ve tahsiline gidilmesi, diğer yönetim kurulu üyeleri hakkında işlem yapılmaması gerekmektedir.

Bu açıdan öncelikli olarak şirket esas sözleşmesinde bu şekilde bir görevlendirmeye ilişkin herhangi bir kayıt bulunup bulunmadığına bakılacak olup, böyle bir kayıt bulunmuyor ise yönetimde bulunan tüm üyelerin müşterek ve müteselsil sorumlulukları dikkate alınarak haklarında 6183 sayılı Kanun’un mükerrer 35 inci maddesi uyarınca işlem yapılması yoluna gidilecektir.

5-Kanunen tescili zorunlu olan hususları ticaret siciline tescil ettirmeyen ilgililer adına hükmolunan para cezaları

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 33 üncü maddesine göre, tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya anılan Kanunun 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürünün, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağıracağı, sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişinin, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından idari para cezasıyla cezalandırılacağı düzenlenmiş olup, anılan maddeye istinaden kesilen idari para cezaları hakkında 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.


 

Motorlu Taşıtlar Vergisi 1. Taksit Ödeme Dönemi Başladı.

Motorlu Taşıtlar Vergisi 1. Taksit Ödeme Dönemi Başladı.


Vergisini Zamanında Ödeyen Mükelleflere 1 Ocak 2018 Tarihinden İtibaren % 5 Vergi İndirimi Uygulaması Başladı.

Vergisini Zamanında Ödeyen Mükelleflere 1 Ocak 2018 Tarihinden İtibaren % 5 Vergi İndirimi Uygulaması Başladı.


Defter - Beyan Sistemi 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle açıldı.

Defter - Beyan Sistemi 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle açıldı.


PztSalÇarPerCumCmtPaz
23456
8111213
141617181920
222627
2930
 

2001  2012  2013  2014  2015  2016  2017  2018