293 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.
Sirküler No : 2016-34
Tarih : 10.10.2016
 293 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği yayımlandı.

 

6728 sayılı "Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" 09.08.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanmıştı.

02.10.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 293 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği'nde ise söz konusu Kanun ile gelir vergisi mevzuatında yapılan değişikliklere ilişkin aşağıdaki açıklamalar yapılmıştır.

I. Yurt dışına hizmet veren işletmelerde indirim uygulaması

A. Kazanç indirimi

Gelir Vergisi Kanunu'nun 89/13 ve Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 10/ğ maddelerinde; gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilerle, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurt dışında bulunanlara Türkiye'de verdikleri ve münhasıran yurt dışında yararlanılan aşağıdaki hizmetlerden elde ettikleri kazançların % 50'sini, beyannamelerinde ayrıca göstermek şartıyla beyan ettikleri gelirden/kurum kazancından indirebileceklerine ilişkin düzenleme yer almaktadır.

Söz konusu hizmetler aşağıda yer almaktadır:

·         Mimarlık, mühendislik,

·         Tasarım,

·         Yazılım,

·         Tıbbi raporlama,

·         Muhasebe kaydı tutma,

·         Çağrı merkezi,

·         Veri saklama.

Ayrıca ilgili bakanlığın izni ve denetimine tabi olarak eğitim ve sağlık alanında faaliyet gösteren ve Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere hizmet veren işletmeler de bu kapsama girmektedir.

6728 sayılı Kanun ile genel olarak bu uygulamada bir değişiklik yapılmamıştır. Sadece indirim uygulamasının kapsamı biraz daha genişletilerek aşağıdaki hizmetler de kapsama dahil edilmiştir:

·         Ürün testi,

·         Sertifikasyon,

·         Veri işleme ve veri analizi.

Ayrıca yine 6728 sayılı Kanun ile ilgili bakanlıkların görüşü alınmak suretiyle Maliye Bakanlığınca belirlenen mesleki eğitim alanlarında faaliyette bulunan hizmet işletmelerinin de indirim imkânından yararlanması sağlanmamıştır.

B. Ücretlere ilişkin indirim

6728 sayılı Kanun ile Gelir Vergisi Kanunu'nun 33. maddesi yeniden düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile 1 Ocak 2017 tarihinden itibaren uygulanmak üzere yukarıda saydığımız faaliyet alanlarında hizmet veren işverenler için geçerli bir indirim uygulaması daha getirilmiştir.

Buna göre söz konusu işverenlerin, destek personeli hariç olmak üzere, münhasıran bu faaliyetler için istihdam ettikleri ve fiilen bu işleri ifa eden hizmet erbabına ödedikleri ücretler üzerinden asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan vergiden, işverenin bu faaliyetlerinden sağladığı hasılatın % 85'inin yurt dışından elde edilmiş olması ve fatura veya benzeri belgenin yurt dışındaki müşteri adına düzenlenmesi şartıyla, her bir çalışan için faaliyetin yapıldığı yılın Ocak ayına ait asgari ücretin safi tutarının gelir vergisi tarifesinin birinci gelir diliminde yer alan oranla (% 15) çarpılmasıyla bulunan indirim tutarı mahsup edilebilecektir.

1. İndirimin şartları

a. Yukarıdaki alanlarda faaliyette bulunan işverenlerin bu faaliyetlerinden sağladığı hasılatın % 85'inin yurt dışından elde edilmiş olması gerekmektedir.

- Toplam hasılatın % 85'inin yurt dışından elde edilmiş olduğu, her hesap dönemi sonundaki gelir tablosunda yer alan yurt içi ve yurt dışı net satışlara ilişkin tutarlar esas alınarak tespit edilecektir. Yurt dışından elde edilen hasılatı, toplam hasılatın içindeki oranı % 85' in altında kalan işletmelerin indirimden yararlanmaları söz konusu olmayacaktır.

- İndirim kapsamında kabul edilen faaliyetler ile bu kapsama girmeyen faaliyetlerin birlikte yapılması halinde, indirim uygulanacak hasılatın tespiti açısından, kayıtların ayrı ayrı izlenmesi, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtların da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekir.

b.İndirimin hesabında, münhasıran indirim kapsamında bulunan faaliyetlerde istihdam edilen ve fiilen bu işleri ifa eden hizmet erbabına ilişkin ücretler esas alınacak olup fiilen söz konusu işlerde istihdam edilmeyenler ile destek personeline ait ücretler dolayısıyla indirimden yararlanılması mümkün bulunmamaktadır.

c.Fatura veya benzeri belgelerin yurt dışındaki müşteri (yurt dışı mukimi kişi veya kurum) adına düzenlenmesi gerekir. Sağlık alanında faaliyette bulunan şirketlerin ülkemiz ile ikili sosyal güvenlik anlaşması bulunan ülkelerde yerleşik olanlara verdikleri hizmetin bedelinin ülkemiz Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi nedeniyle, hizmet bedeli karşılığı faturanın Sosyal Güvenlik Kurumuna düzenlenmesi durumunda da indirimden faydalanılabilecektir.

ç.Verilen hizmetten yurt dışında yararlanılmış olması gerekir. Diğer bir anlatımla, yurt dışı mukimi kişi ve/veya kurum için verilen hizmetin, bu kişilerin ve/veya kurumların Türkiye'deki faaliyetleri ile ilgisinin olmaması gerekmektedir. İlgili Bakanlığın izin ve denetimine tabi olarak Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişilere verilen eğitim ve sağlık hizmetleri fiziki olarak Türkiye'de verilmekle birlikte yararlanıcısının Türkiye'de yerleşmiş olmayan kişiler olması gerekmektedir.

2. İndirim tutarının hesabı

Mükelleflerin, indirim kapsamında bulunan faaliyetlerinden kaynaklanan ücret ödemelerini ait olduğu dönemin muhtasar beyannamesine dahil etmeleri ve bunlara ilişkin olarak hesaplanan gelir stopaj vergilerini faaliyetin yapıldığı yıl içinde ödemeleri gerekmektedir.

İndirim tutarı, faaliyetin yapıldığı yılın Ocak ayına ait asgari ücretin safi tutarının % 15 oranıyla çarpılması sonucu bulunan tutardır.

Hizmet erbabının ücretlerine öncelikle asgari geçim indirimi uygulanacaktır. İndirim tutarı, asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra kalan vergi tutarından, mahsup edilecektir. (Asgari geçim indirimi tutarı 265 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliği'ndeki esaslara göre belirlenecektir.)

İndirim tutarı her bir hizmet erbabı için ayrı ayrı ve her bir yıl için şartların gerçekleşip gerçekleşmediğine bağlı olarak hesaplanacaktır.

3. İndirimden yararlanma zamanı

Şartların gerçekleşmesi halinde bu indirimden, faaliyetin yapıldığı takvim yılına ilişkin yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verildiği tarihten sonraki vergilendirme dönemlerine ilişkin muhtasar beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerden mahsup edilmek suretiyle yararlanılacaktır.

Örneğin, 2017 yılına ilişkin olarak faaliyet gösteren bir gelir vergisi mükellefi 2017 yılına ilişkin gelir vergisi beyannamesini 2018 yılının Mart ayında verecektir. 2017 yılına ilişkin olarak indirim uygulamasına ilişkin şartları taşıdığı kabul edilen bu mükellef, 2018 yılı Nisan vergilendirme döneminden 2019 yılı Mart vergilendirme dönemine (bu dönemler dahil) kadar indirim uygulamasından yararlanabilecektir. 2018 yılında da mezkur şartların gerçekleşmesi durumunda müteakip vergilendirme dönemlerinde indirimden yararlanılabilecektir.

İndirim uygulaması üç ayda bir muhtasar beyanname veren mükellefler için Nisan, Mayıs, Haziran vergilendirme dönemine ilişkin olarak Temmuz ayında verilecek muhtasar beyannameler üzerinden tahakkuk eden toplam vergiler üzerinden yapılabilecektir.

İndirim uygulamasına konu hak kazanılmış tutarların herhangi bir sebeple muhtasar beyanname üzerinden mahsup edilememesi durumunda mahsup edilemeyen tutarların, takip eden vergilendirme dönemlerinde de muhtasar beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerden mahsubu mümkündür.

4. Bildirim ve beyan

Yurt dışına hizmet veren işletmelerden indirim şartlarını taşıyanlarca, indirim tutarının hesaplaması amacıyla istihdam ettikleri hizmet erbabının (destek personeli hariç) bilgileri ile hizmet erbabının ücretleri, tevkif edilen vergi ve indirim tutarına ilişkin bilgilerin yer aldığı, "Yurt Dışına Hizmet Veren İşletmelerde İndirim Uygulamasına İlişkin Bildirim" doldurulacaktır.

Bu bildirimin, gelir vergisi mükellefleri için faaliyetin yapıldığı yılı takip eden yılın Mart ayında verilecek muhtasar beyanname (Üç ayda bir muhtasar beyanname veren mükellefler için Nisan ayında), kurumlar vergisi mükellefleri için faaliyetin yapıldığı hesap dönemini takip eden yılın dördüncü ayında verilecek muhtasar beyanname ekinde, e-beyanname şeklinde verenler tarafından elektronik ortamda, diğer mükelleflerce kâğıt ortamında yetkili vergi dairesine verilmesi gerekmektedir.

Özel hesap dönemi uygulayan mükellefler için bildirimin verilme süresi, özel hesap dönemi dikkate alınarak belirlenecektir.

İndirilecek tutarlar, aylar itibarıyla söz konusu bildirimin "Mahsup Edilecek Tutara İlişkin Bilgiler" bölümünde gösterilecektir. Bu bölümün son sütununda yer alan genel toplam tutarı, muhtasar beyannamenin "Matrah ve Vergi Bildirimi" Tablosunun "Mahsup Edilen Vergiler" bölümünün 25 numaralı "GVK'nın 33 üncü maddesi kapsamında mahsup edilecek kesinti tutarı" satırına aktarılacaktır.

Vergi dairelerince, indirim talebinde bulunan mükelleflerin yıl içinde her vergilendirme dönemi itibarıyla ücretler üzerinden tevkif ettikleri vergilerin beyan edilip edilmediği ile ödenip ödenmediği hususları kontrol edilecektir.

 

 

 II. Tek Primli Yıllık Gelir Sigortalarındaki Vergi İstisnasının Sigorta Süresi En Az 10 Yıl veya Ömür Boyu Olanlar için Uygulanması

6728 sayılı Kanunu’la, Gelir Vergisi Kanunu’nun 22. maddesinin (1) numaralı fıkrası değiştirilerek ve aynı maddeye (2) numaralı fıkra eklenerek, tek primli yıllık gelir sigortalarında, sigorta süresinden bağımsız olarak tanınmış olan istisna, sigorta süresi en az 10 yıl veya ömür boyu olanlar için uygulanacak şekilde değiştirilmiş, sigorta süresi 10 yıl ve üzeri olan tek primli yıllık gelir sigortalarından vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılmalar hariç, erken ayrılma durumunda erken ayrılma tarihinde ödenen iratlar üzerinden tevkifat yapılması düzenlenmiştir.

Ayrıca, birikim priminin alındığı hayat sigortalarından 10 yıl süreyle prim ödeyerek ayrılanlar, bireysel emeklilik sisteminden emeklilik hakkı kazananlar ile vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle ayrılanlara yapılan ödemelerin, defaten toplu para alınması yerine sigorta süresi 10 yıl ve üzeri veya ömür boyu olan tek primli yıllık gelir sigortalarına yatırılması durumunda, yatırılan kısma tekabül eden ödemelerin içerdiği irat tutarları gelir vergisinden istisna edilmiştir.

Buna göre, sigorta süresi en az 10 yıl veya ömür boyu olan tek primli yıllık gelir sigortalarından 10 yıl tamamlanmadan ayrılma halinde yapılan ödemelere gelir vergisi istisnası uygulanmayacak olup, söz konusu ödemeler üzerinden %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapılacaktır.

Tevkifat, ayrılma tarihinde yapılan ödemelerin içerdiği irat tutarı üzerinden yapılacak olup söz konusu irat tutarı; Gelir Vergisi Kanunu’nun 75 inci maddesinde belirtildiği üzere varsa fesih ve iştira kesintisi indirilmeden önceki birikim tutarından, yatırıma yönlendirilen tutar indirilerek hesaplanacaktır.

Sigorta süresi en az 10 yıl veya ömür boyu olan tek primli yıllık gelir sigortalarından vefat, maluliyet veya tasfiye gibi zorunlu nedenlerle 10 yıl tamamlanmadan ayrılma halinde ise söz konusu irat tutarları üzerinden tevkifat yapılmayacaktır.

III. Ücret İstisnalarına İlişkin Düzenlemeler

A) Emekli sandıkları tarafından ödenen aylıklardaki istisna uygulanmasında fiilen çalışılan sürenin esas alınması

6728 sayılı Kanun’la, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin birinci fıkrasının (11) numaralı bendi değiştirilerek, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20 nci maddesinde belirtilen sandıklar tarafından ödenen emekli, malûliyet, dul ve yetim aylıkların toplamına, fiilen çalışılan süre esas alınarak en yüksek devlet memuruna yapılabilecek ödeme tutarı kadarlık kısım için istisna uygulanması öngörülmekte olup aşan tutar vergiye tabi tutulacaktır. Önceki uygulamada ödenen aylıkların toplamı, en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek ödeme tutarından fazla ise aradaki fark ücret olarak vergiye tabi tutulmaktaydı.

Buna göre, 506 sayılı Kanun’un geçici 20 nci maddesinde belirtilen; bankalar, sigorta şirketleri, ticaret ve sanayi odaları ve borsalar tarafından kurulmuş olan sandıklara tabi olarak çalışanlara ödenen emekli ikramiyeleri ve tazminatların toplamının çalışılan süre esas alınarak; en yüksek Devlet memuruna ödenen en yüksek tazminat, yardım ve toptan ödeme tutarı kadar olan kısmı vergiden istisna edilecektir. Bu tutardan fazla ödenen kısım ücret olarak vergiye tabi tutulacaktır.

 

 

B) Bölgesel yönetim merkezlerinde istihdam edilen hizmet erbabına ödenen ücretlerin istisna kapsamına alınması

6728 sayılı Kanun’la, Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin birinci fıkrasının (14) numaralı bendi değiştirilerek, Türkiye dışında elde edilen kazançlar üzerinden döviz olarak ödenmesi kaydıyla kanuni ve iş merkezi Türkiye'de bulunmayan dar mükellefiyete tabi işverenlerce bölgesel yönetim merkezlerinde münhasıran merkezin faaliyet izni kapsamında istihdam edilen hizmet erbabına ödenen ücretler istisna kapsamına alınmıştır.

Tebliğe göre, bölgesel yönetim merkezlerine istisna hükmünün uygulanabilmesi için aşağıdaki şartların mevcut olması gerekmektedir.

1. İşveren sıfatıyla ücret ödemesinde bulunan kurumların, Türkiye'de kanuni ve iş merkezinin bulunmaması (Türkiye'de kanuni ve iş merkezi bulunmayan kurumların ise tam mükellef oldukları Devlette hangi statüyü taşıdıkları, tüzel kişiliklerinin bulunup bulunmadığı herhangi bir iktisadi işletmelerinin varlığı ya da yokluğu önem taşımayacaktır.).

2. Dar mükellef kurumda çalışan kişinin hizmet erbabı (ücretli) ve yapılan ödemenin ücret olması.

3. Dar mükellef kurumun ücret ödemesi yaptığı hizmet erbabının Ekonomi Bakanlığından alınan izne istinaden kurulan bölgesel yönetim merkezlerinde faaliyet izni kapsamında istihdam edilmesi.

4. Dar mükellef kurumun Türkiye'deki personeline yapılacak ödemenin bu kurumun yurt dışı kazançlarından karşılanması.

5. Ücretlerin döviz olarak ödenmesi.

 

 

 

 

 

 

 

 

9 Ağustos 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6728 sayılı Kanun ile;  

  • Yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binaların 5 yıl süreyle ve yatırımlar için tahsis edilen arazilerin yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisinden muaf tutulması,
  • Yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binalardan bina inşaat harcı alınmaması ve yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen yapı ve tesislerden belediyelerce alınması gereken harçların alınmaması,

konusunda açıklamalar yapılmıştır.

69 Seri No.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği

1) Yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binaların 5 yıl süre ile emlak vergisinden muaf tutulması

6728 sayılı Kanun’la Emlak Vergisi Kanunu’nun 5.maddesine eklenen (g) fıkrasıyla, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binaların, inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren 5 yıl süre ile emlak vergisinden muaf tutulması sağlanmıştır.

Söz konusu muafiyet, bina inşaatının sona ermesini takip eden bütçe yılından itibaren başlayacak olup binanın kısmen kullanılmaya başlanılması halinde ise muafiyet kısmen kullanılmaya başlanılan kısımlar için uygulanacaktır.

Geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilmek için;

a) Bina inşaatının Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapılacağı tarihten önce sona ermiş olması, 

b) Yeni inşa edilen binaya ilişkin olarak 1319 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi gereği verilecek olan emlak vergisi (bina) bildirimiyle birlikte Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin de ilgili belediyeye verilmesi,

gerekmektedir.

Ancak, Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin ilgili belediyeye emlak vergisi (bina) bildirimi ile birlikte verilmemiş olması, geçmiş yıllara ilişkin olarak geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilme hakkını düşürmeyecektir.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2017 tarihinden sonra alınan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilecektir. Bu muafiyetin uygulanmasında, yeni inşa edilen binalara ilişkin ilgili belediyeye verilecek olan emlak vergisi (bina) bildirimiyle birlikte Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin de verilmiş olması gerekmekte olup binalar geçici emlak vergisi muafiyetinden inşalarının sona erdiği tarihi takip eden bütçe yılından itibaren beş yıl süre ile faydalanabilecektir.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği 1/1/2017 tarihinden önce tamamlama vizesi yapılmış olan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında inşa edilen binalar, geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanamayacaktır.

2) Yatırımlar için tahsis edilen arazilerin yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisinden muaf tutulması

6728 sayılı Kanun’la Emlak Vergisi Kanunu’nun 15.maddesine eklenen (e) fıkrasıyla, yatırım teşvik belgesi kapsamında yapılan yatırımlar için iktisap olunan veya bu yatırımlar için tahsis edilen arazilerin yatırım teşvik belgesi süresince emlak vergisinden muaf tutulması sağlanmıştır.

Buradaki arazi tabiri arsaları da kapsamaktadır.

Emlak Vergisi Kanunu’nun Geçici muaflıklar başlıklı 15 inci maddesinde, geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanılabilmesi için arazinin bu maddede yazılı cihetlere tahsis edilmiş olduğunun (yatırımlar için iktisap veya tahsis edildiğinin) ilgili belediyeye bütçe yılı içinde bildirilmesinin şart olduğu, muafiyetlerin arazinin tayin olunan cihetlere tahsis edildiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren başlayacağı, bu süre zarfında bildirim yapılmazsa muafiyetin, bildirimin yapıldığı yılı takip eden bütçe yılından itibaren geçerli olacağı, bu takdirde bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkının düşeceği hükme bağlanmıştır.

Geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilmek için;

a) Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapılacağı tarihten önce arazinin iktisap olunması veya tahsis edilmesi, 

b) Arazinin Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yatırımlar için iktisap olunduğunun veya tahsis edildiğinin, Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğiyle birlikte ilgili belediyeye bütçe yılı içerisinde bildirilmesi,

gerekmektedir.

Ancak, keyfiyetin bütçe yılı içerisinde bildirilmemesi durumunda, bildirimin yapıldığı bütçe yılının sonuna kadar geçen yıllara ait muafiyet hakkı düşecektir.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği 1/1/2017 tarihinden sonra alınan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yatırımlar için iktisap olunan veya tahsis edilen araziler, söz konusu belge kapsamında yapılan yatırımlar için iktisap olunduğunun veya tahsis edildiğinin Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneği ile ilgili belediyeye bildirilmeleri durumunda iktisap olundukları veya tahsis edildikleri yılı takip eden bütçe yılından itibaren Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapıldığı yılın sonuna kadar geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanabilecektir.

Düzenlemenin yürürlüğe girdiği 1/1/2017 tarihinden önce tamamlama vizesi yapılmış olan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında yapılan yatırımlar için iktisap olunan veya tahsis edilen araziler, geçici emlak vergisi muafiyetinden faydalanamayacaktır.

3) Yatırım Teşvik Belgesinin iptal edilmesi durumu

Yatırım Teşvik Belgesinin iptali durumunda, bu belge kapsamında inşa edilen binalar ile yapılan yatırımlar için iktisap olunan veya tahsis edilen arazilere ilişkin olarak muafiyetten faydalanıldığı için tahsil edilmeyen emlak vergileri ilgili belediyelerce tahsil edilecektir.

48 Seri No.lu Belediye Gelirleri Kanunu Genel Tebliği 

1) Yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binalardan bina inşaat harcı alınmaması

6728 sayılı Kanun’la Belediye Gelirleri Kanunu’nun ek 2 nci maddesinin (d) fıkrasında yapılan düzenlemeyle, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen binalardan bina inşaat harcı alınmaması sağlanmıştır.

Bu istisnadan faydalanabilmek için;

a) Bina inşaatlarına ilişkin inşaat veya tadilat ruhsatının Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapılacağı tarihten önce alınması,

b) Bu kapsamdaki bina inşaatlarına (ilave ve tadiller dahil) ilişkin olarak inşaat veya tadilat ruhsatı alınmasında Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin ilgili belediyeye verilmesi,

gerekmektedir.

6728 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden (9/8/2016) önce alınmış ve tamamlama vizesi yapılmamış olan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında, mezkur tarihten sonra inşa edilecek binalar da (ilave ve tadiller dahil) bu istisnadan faydalanabilecektir. Bu istisnadan faydalanabilmek için inşaat veya tadilat ruhsatı alınmasında Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin ilgili belediyeye verilmesi gerekmektedir.

2) Yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen yapı ve tesislerden belediyelerce alınması gereken harçların alınmaması

6728 sayılı Kanun’un 42 nci maddesiyle, Belediye Gelirleri Kanunu’nun 80 inci maddesinin ikinci fıkrasında yapılan değişiklikle, yatırım teşvik belgesi kapsamında inşa edilen yapı ve tesislerden imar mevzuatı gereğince belediyelerce alınması gereken;

a) Parselasyon harcının,

b) İfraz ve tevhit harcının,

c) Plan ve proje tasdik harcının,

ç) Zemin açma izni ve toprak hafriyatı harcının

d) Yapı kullanma izni harcının

alınmaması yönünde düzenleme yapılmıştır.

Bu istisnadan faydalanabilmek için;

a) Yapı ve tesislere ilişkin izin, karar veya işlemin Yatırım Teşvik Belgesinin tamamlama vizesinin yapılacağı tarihten önce alınması veya yapılması,

b) Bu kapsamda inşa edilecek yapı ve tesislere ilişkin izin, karar veya işlem aşamasında Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin ilgili belediyeye verilmesi,  

gerekmektedir.

6728 sayılı Kanunla yapılan değişikliğin yürürlük tarihinden (9/8/2016) önce alınmış ve tamamlama vizesi yapılmamış olan Yatırım Teşvik Belgesi kapsamında, mezkur tarihten sonra inşa edilecek yapı ve tesisler de bu istisnadan faydalanabilecektir. Bu istisnadan faydalanabilmek için Yatırım Teşvik Belgesinin bir örneğinin ilgili belediyeye verilmesi gerekmektedir.

 


 

Motorlu Taşıtlar Vergisi 1. Taksit Ödeme Dönemi Başladı.

Motorlu Taşıtlar Vergisi 1. Taksit Ödeme Dönemi Başladı.


Vergisini Zamanında Ödeyen Mükelleflere 1 Ocak 2018 Tarihinden İtibaren % 5 Vergi İndirimi Uygulaması Başladı.

Vergisini Zamanında Ödeyen Mükelleflere 1 Ocak 2018 Tarihinden İtibaren % 5 Vergi İndirimi Uygulaması Başladı.


Defter - Beyan Sistemi 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle açıldı.

Defter - Beyan Sistemi 1 Ocak 2018 tarihi itibariyle açıldı.


PztSalÇarPerCumCmtPaz
1
234678
11121315
18192122
272829
30
 

2001  2012  2013  2014  2015  2016  2017  2018